24 Temmuz, 2007

αѕк

Neydi ask?
Dikene ragmen avuçlayabilmek miydi gülü? Ya da önce yontmak miydi acitan dikenleri? Ask sendin.. senin bende buldugun bana yasatamadigindi.. Ask sancili sabahlara uyanmak, sensiz gecelerde kahrolmakti.. Ask divanelikti perisanlikti, belki birazda pismanlik.. bana tuzak, sana tutsaklikti..
Hesapsiz yasamakti seni.. Taninmamis bir yazarin yazdigi yazilardi.. Yabanci anlamsiz kelimeler siralamakti sana.. Benim anlatmaya çalistigim senin anlamamakta direndigin kelimelerdeydi ask..
Ugruna feda edebilmekti her seyini ve kabullenmekti belki birazda sahiplenmek.. Ask sence neydi??.. Senin yasadiginin, yasattiginin adi neydi?..

єιηѕtєιη νє ѕöƒöяü :)

Einstein konferanslarına hep özel şoförü ile giderdi. Yine bir konferansa gitmek üzere yola çıktıkları bir gün şoförü Einstein’a, “Efendim, uzun zamandır siz konuşmanızı yaparken ben de arka sıralarda oturup sizi dinliyorum ve artık neredeyse söyleyeceğiniz herşeyi kelimesi kelimesine biliyorum” dedi.
Einstein gülümseyerek ona bir öneride bulundu:
“Peki, şimdi gideceğimiz yerde beni hiç tanımıyorlar” dedi. “O halde bugün palto ve şapkalarımızı değiştirelim, benim yerime sen yap konuşmayı, ben de arka sırada seni dinlerim.”
Şoför, gerçekten de çok başarılı bir konuşma yaptı ve sorulan tüm soruları doğru yanıtladı. Tam yerine oturacağı sırada bir kişi, o güne dek hiçbir konferansta sorulmamış bir soru sordu. Şoför, hiç duraksamadan soruyu soran kişiye döndü ve “Böylesine basit bir soruyu sormanız gerçekten çok garip” dedi. Sonra da Einstein’ı işaret ederek şöyle devam etti: “Şimdi size arka sırada oturan şoförümü çağıracağım ve sorduğunuz soruyu, göreceksiniz, o bile yanıtlayacak.”

22 Temmuz, 2007

Sєnin αskin bαnα yєtєr..

Üstüne bi tugla daha ekle içimde kat kat büyüyen sevginin..
Yabanci durma; ellerimi ellerine emanet et..Yanaklarim kirmizi.. İçimde bi alev.. Yüreginden düsürme beni; unutma sen bendesin ben de...Kilit arama; gözlerini kaçirma; mutlu oldugunu animsaBeni kendinde bulucaksin; büzüsen dudaklarima gülümseyerek bakma..
Dokun ama elimdeki seker`i alma :)

15 Temmuz, 2007

tαtιℓ вιttι..

La Rochelle maceram dün itibariyLe sona erdi, güzel bir haftaydi 10 dakikalik bir mesafeden aldigim deniz kokusu, uzunca bir süre Arzu'nun bana sivas kangali muamelesi yapmasina yol acsada, karsilastigim manzaraya kapilmam her seyi unutturdu..
Deniz, göl ve havuz manzarali odamda tek eksigim aksam programlar bitip, herkes odasina çekildikten sonra giremedigim internet oldu ama ben yilmadim ve balkonun bir kösesinde kaçak buldugum bir hatla en azindan e-maillerimi kontrol edebildim..
Gün boyu havuz sefasi yapip yeni yüzme teknikleri gelistirip, bol bol güneslendim..
La Rochelle cok güzel bir sehirmis bukadarini beklemiyordum bir ara kendimi ev fiyatlarina bakarken buldum bilinç altim bu sehre yerlesmeye karar vermisti bile sanirim..
Bol bol balik yedim neredeyse her ögün bir balik çesidi vardi restorantta, tabi balik disindaki deniz ürünlerinin nasil migdemi bulandirdigindan, karsi masada istahla o yaratiklari parçalayip yemeye calisan ve o ogün ac kalmama neden olan hanim teyzelerden hic bahs etmicem..
Ama pamuk nineyi anlatmadan olmaz! ayni otelde kaldigimiz, yüzü sürekli gülen, tahminen 70li yaslarda olup, elindeki degneklere ragmen her karsilastigimizda masamiza kadar gelip "cok güzel oldugumu" söylerken, onu minciklamamak icin zor zaptediyordum kendimi.. Tesekkur edip "umarim sizin yaslariniza geldigimde bende sizin kadar guzel ve sevimli olurum" dedigimde, yüzündeki o memnuniyet ve mahcuplugu görmeliydiniz.. çok sekerdi çoook..
Bol bol flört ettim oteldeki küçük çocuklarla, gizli gizli göz kirpmalar, dil çikarmalar, nanikler.. ya ne sevimli yaratiklar su cocuklar dimi?..
Uzun sözün kisasi güzel bir haftaydi tadi damagimda kaldi.. DS

06 Temmuz, 2007

Sєç Bєgєn Al :)

Erkekleri dört kategoriye ayirabilirmisiz.. siz hangisisiniz ?? :)
Bilgeligi yok, mistikligi çok = Yobaz
Hem bilgeligi hem mistikligi yok = Holigan
Hem bilge hem mistik = Dervi$
Bilgeligi çok mistikligi yok = Filozof

05 Temmuz, 2007

α∂ι gιвι вαкιѕℓαяι∂α αηℓαмℓιу∂ι вαяιѕ'ιη..

Baris'La ilk tanismam "Akademi Türkiye" adli yarisma programinda yarismaci olmasiyLa baslamisti.. Popstar tarzi yarismalari pek sevmememe ragmen bu program digerlerinden farkli gelmis; egitimli ve katileli insanlardan olusturulan bir ekiple gerçeklestirildigi için zevkle izlemistim.. Rack müzige karsi ilgili olusum ve Baris'in sesinin bu tarza yatkinligi ona karsi sempati beslememe ve o yarismadiki tek favorim haline gelmesine neden olmustu..
Programi izledikçe sesinin yani sira karakteride begenimi kazanmisti; sempatik, neseli, güler yüzlü, hayat doluydu.. Ve beni yaniltmayip birincilikle sonlandirdi yarismayi Baris..
Bu birinciliginden sonra digerleri gibi kaybolup gitmedi, kendine yakisani yapip, yavas ve emin adimlarla yürüdü.. Kaset, klib, dizi filmi!.. Binlerce insanin sevgisini kazanmisti.. Yasasaydi kimbilir daha nelere imza atacakti..
Ama dogum gününde, 28 yasina bastigi gün, en zirvesindeyken ününün.. travik canavari bu defada onu seçmisti!.. Kazadan sonra 4 günlük hayat savasina ne yazikki yenik düstü!.. Dün aksam binlerce insanin umutlu bekleyisi, gözyaslariyla sonuçlandi!..
Topragin bol.. Mekânin cennet olsun.. DS

Ziyaret