06 Mayıs, 2008

кσякαяıм; кσякυℓαяıмızı уєηємєzѕєк, кσякυℓαяıмız уєηєcєк вιzι..

Hiçbir şeyden korkmadığım kadar korkulardan korkuyorum artık ben...Korkunun içimize saldığı o depresif ruh halinden... etrafımızı sarmış bunca bela karşısında kendimizi yapayalnız ve korunmasız hissedişimizden...Onlarla baş edemeyeceğimiz endişesiyle ya körkütük bir çaresizliğe ya kontrolsüz bir nefrete ya dayanaksız bir böbürlenmeye veya elinde sopayla gelip bizi yola sokacak bir şef beklentisine boyun eğmemizden...
***
Korkunun kölesiyiz nicedir...Fobilerimiz yönetiyor bizi...Kaygılarımız belirliyor oy vereceğimiz partiyi, seçeceğimiz işi, okuyacağımız gazeteyi, yerleşeceğimiz semti, siteyi... İşimize gelen değil, korkularımıza hak veren, bize kol kanat geren partilere oy veriyor, mitinglere katılıyor, cemaatlere sığınıyoruz. En çok korkanlarla birlik oluyor, o birlikte kuvvet buluyor, bizim kadar korkmayanları "hain" ilan ediyoruz. Cehaletin karanlığında daha büyük görünüyor gölgeler...Dış dünyanın bilinmezliğiyle ana kucağında büzüşen bebekler gibi içimize kapanıyoruz.Yükselen milliyetçilik değil aslında; korkular yükseliyor.Örtünmekten ya da açılmaktan korkuyoruz; Bizi din devleti yapacaklarından ya da dinimizi elimizden alacaklarından...Papazlar saldırıdan korkuyor, saldırganlar papazlardan... Bölünme korkusuyla bölünüyoruz.
Can Dündar

1 yorum:

Onur dedi ki...

"Korkaklar, ölmeden önce pek çok defa ölürler. Cesurlar ise sadece bir defa..." - Julius Caesar

Ziyaret