12 Mart, 2011

тяємвℓємєηт ∂є тєяяє

Sili'den sonra, dün Japonya'daki deprem görüntüleride kan donduran cinstendi.. Gelisen teknoloji ve modernlesen zamanin bile eli kolu bagli kaliyordu doganin gücü karsisinda.. Görüntüler insanlarin çaresizliklerini yine en yalin haliyle gözler önüne seriyordu..
Dünyanin teknoloji alaninda ve deprem konusunda en gelismis ülkelerinden birinde olusu bir nebze azaltsada çok daha vahim bir felakete dönüsmesini, bilançolar insanin tabiat ananin gücünden ve gazabindan kurtulamayacagini ele veriyor.. Japonya'dakilerin soguk kanliliklari ve bu kadar bilinçli oluslari, deprem bölgesinde yasayan ve en küçük sarsintilarda dahi camlardan atlayan yurdum insaniyla kiyaslayinca trajik bir hal aliverdi.. Öyleki dün bir haber sitesinde "Depremde camdan atlayan tek kisi bir türk" haberini okudum.. Gerçi öyle ya bizim ülkemizde böyleydi, bu konuda egitilmiyorduk.. Marmara depremi olana kadar aslinda deprem bölgesinde yasiyor oldugumuzdan bile bi haberdik çogumuz.. Okullarda egitilmedik, nasil davranirsak kurtulma sansimiz olur bilmiyorduk. 1999 depreminde on binlerce kisiyi kaybettikten sonra farkina vardik tehlikenin.. Bu bile ders oldu mu onuda bilmiyorum.. Türkiye'de okullarda en azindan çocuklar bu anlamda bilinçlendiriliyorlardir diye umuyorum.. ve umuyorum ki artik mütahitlerimiz, mühendislerimiz vicdanlarinin sesini duymaya baslayip insan hayatinin paradan daha önemli oldugunu fark etmislerdir..
Bu tür dogal felaketlerle karsilastigimizda her kesim farkli bir yorum getirir..  Bakis açsina, egitim seviyesine, hayat görüsüne göre degisir bu yorumlar.. Kimi takdir-i ilahi der, kimi dogal bir doga olayi oldugunu bilir, kimisi de doganin intikami olarak atlandirir..
Geçenlerde izledigim bir belgeselde söyle bir tanimlama yapilmisti.. Yer yüzünde var olan bütün nehirler, akarsular hatta en küçük dere yataklari bile aslinda doganin can damarlari ve biz insanoglu büyümek, gelismek, enerji kazanmak adina bu can damarlarinin önlerine setler çekerek dogaya hayat veren damarlari tikiyoruz.. Sonra kirlettigimiz hava, zehirli atiklar, maddeler vs.. vs.. derken doganin dengesine müdahale ederek yasam hakkini aliyoruz elinden..

11 yorum:

deep dedi ki...

doğru sölüyorsunuz. ama elden bişey gelmez. dünyanın gidişinin önüne geçmek olanaksızdır. olumlu düşünmek gerek bence.

ben de az önce aynı konuda bir yazı koydum. tsunami, teknoloji, doğa ve aşk dalgaları. temel görüşümüz de aynı :)

Ds' dedi ki...

Bende pozitif düsünceden yana biriyim, bunun günlük yasamimiza olumlu etkileri oldugunada inaniyorum.. fakat sadece dogal felaketler degil, ayni zamanda insanlarin dogaya müdahaleleri sonucunda dogan "dogal olmayan" felaketlerde var, kabul edersin ki bunlarida göz ardi etmemek gerekiyor..

Yazini okudum konuyu ask gibi güzel bir duyguyla pekistirmen hos bir tablo olusturmus :)

K.C.S. dedi ki...

Doğanın ayarlarıyla oynayınca kısa devre yapıyor mutlaka. Sonuçlarıysa yakıcı... Dilerim çok daha kötü şeyler olmadan doğayı katletmeden yaşamayı öğrenebiliriz.

Ds' dedi ki...

Yakin zamanda bu pek mümkün gibi görünmesede.. dilerim dedigin olur.

askinguncesi dedi ki...

Yasam alanlarimiza birer birer tecavuz edilirken cok pasifize bir bicimde seyredip "keskelerle" ummalarla" cok sey elde edemiyecegimiz ortada. Farkinda misiniz umariz boyle olmaz demekle yetiniyoruz oysaki bu bizim yasamimiz bu bizim dunyamiz ve izin vermemek icin gerekli butun kanallari en etkili bicimde kullanmaliyiz. Yoksa kapitalin insansiz hirsi yok edip gidecek gectigi her yeri... Isin en kotu yani ise gec olunca telafisi de mumkun olmayacak artik...

nani dedi ki...

Her sonucu biz talep edip, tüm sonları biz hazırlıyoruz.
Şikayet etme hakkımız var mı ki?

Bolat dedi ki...

Bilinçlendirme bizim ülkemize çok yabancı, herkes cebini doldurma peşinde.

O'NUR dedi ki...

garip bir yaklaşım olabilir benim ki..kuranda kader için sizin ellerinizde yaptıklarınızdır der kısaca kaba bir tabirle anlatırsam eğer...teknoloji,bilimin müthiş yükselişi.ne takip etmek ne de yetişmek kolay değil...nükleerin faydasını bilen insanoğlu,zararını pek umursamaz durumda..bulduğu ondan üstün olan şey çünkü,kısa müdahaleler edebiliyor..bilmediği çok derinlikteki bir konuda bahis oynuyor hayatla ilgili.geçen bir profeserön yazısında şunu diyordu kocaeli depreminde sadece bir kişi ölmüştür oda fabrika bekçisinin açılan yarığa düşmesi sonucu..diğer 20000 eğitim eksikliğinden ölmüştür dedi..haklıda..japonlardaki o kuyruk disiplinini görünce benim ülkemi aklıma getirince dondum kaldım..aldığı eşya için veya yiyecek için çok defa teşekkür etmesi mükemmeldi..EĞİTİM ŞART..ama badem bıyıklı zihniyeti ile değil;)

Ds' dedi ki...

Sanirim bu konuda hepimiz hemfikiriz..

Mr.E dedi ki...

Mimledim seni ^.^

Ds' dedi ki...

Keske "mimledim seni"den önce mimlenmenin blog camiasindaki anlamini yazsaydinda gereksiz panik yapmasaydim :) Neyseki güçlü arastirmaci yönümle hemen çözdüm olayi :)

Ziyaret